27.10.2026
CHP İstanbul İl Başkanı Mehmet Ali Yüksel, KRT TV’de Melissa Çelik’in sunduğu Gündem Hattı programının canlı yayınında, YENİ Parti’nin ilçe başkanlarından tebrik telefonları ve ziyaret talepleri aldığını açıkladı. Partiden ayrılanlara dönüş çağrısı yapan Yüksel, “Bizim ölçümüz bellidir: Dürüstlük, emek ve halkın mücadelesine sadakat” dedi.
Siyasette ahlak ve liyakat vurgusu yapan Yüksel, İstanbul’un afetlere hazırlığı konusunda da uyarılarda bulundu.
YENİ PARTİ İLÇE BAŞKANLARINDAN TEBRİK TELEFONLARI
İl başkanlığı görevine başlamasının ardından yaşanan temasları anlatan Yüksel, YENİ Parti’nin ilçe başkanlarının kendisini ziyaret etmek istediklerini belirterek şunları söyledi:
“İl Başkanı olduğumda beni ilk arayıp tebrik edenler arasında YENİ Parti’nin ilçe başkanları da vardı. Ziyaret etmek istediler. ‘Kendi genel merkezinize sorun’ dedim.”
Geçmişte birlikte mücadele ettikleri isimlere seslenen Yüksel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Birlikte mücadele ettiğimiz, emeğini ve vicdanını kirletmemiş yoldaşlarımız bilsinler: Kapımız kendilerine sonuna kadar açıktır. Onlar da yaşananların farkında. Yeniden aramıza katılmanın yollarını arıyorlar.”
“BU KAPIDAN GİREN, KİŞİSEL HESABINI DIŞARIDA BIRAKACAK”
Dönüş çağrısının ölçüsünü dürüstlük, emek ve halkın mücadelesine sadakat olarak açıklayan Yüksel, “Kapımız açık ama temiz olanlara” dedi.
Yüksel, partiye katılacak kişilerin sorumluluğuna ilişkin de “Bu kapıdan giren herkes, kişisel hesabını dışarıda bırakacak. Halkın hakkını, partinin onurunu kendi çıkarının üzerinde tutacak” ifadelerini kullandı.
“YÜZLERCE ARKADAŞIMIZ DÖNÜŞ HAZIRLIĞINDA”
Muhalefet içindeki ayrılıklara değinen Yüksel, Halk TV’nin yayın dilini eleştirerek, “Zehirli bir dil kullandılar. ‘İktidarı devireceğiz’ derken muhalefeti böldüler, birlikte mücadele etmiş insanları birbirinden uzaklaştırdılar” diye konuştu.
Buna rağmen geçmişte birlikte siyaset yaptıkları kişilerle yeniden buluşacaklarını söyleyen Yüksel, şöyle devam etti:
“Ama o dili birbirimize karşı kullanmayacağız. Yıllarca omuz omuza yürüdüğümüz arkadaşlarımızla yeniden kucaklaşacağız. Bizden ayrılan yüzlerce arkadaşımızın yeniden aramıza katılmak için hazırlık yaptığını biliyorum. Onlarla çok kısa zamanda Baba Ocağı’nda buluşacağız.”
Yüksel, “Bu ülkenin sosyal demokratları, Atatürkçüleri, devrimcileri yeniden yan yana gelecek” diyerek kırgınlıkları aşma çağrısında bulundu.
“CHP AJANS ÜRETİMİ DEĞİLDİR”
CHP’nin tarihsel kimliğine ve halkla kurduğu bağa dikkat çeken Yüksel, partinin gücünü çıkar ilişkilerinden almadığını vurguladı:
“CHP, savaş meydanlarında kurulmuş, Anadolu’nun bağrında örgütlenmiştir. Ajans üretimi değildir. İlkeleri PR şirketlerinin masalarında yazılmamıştır. Halkla kurduğu bağ, sosyal medya kampanyalarıyla yaratılmamıştır.”
Yüksel, “Gücünü maaşa bağlanan kalemlerden, satın alınan unvanlardan değil; milletin iradesinden, emeğinden ve bağımsızlık tutkusundan alır” dedi.
Özgürlük ve ahlakın ön koşulları olduğunu belirten Yüksel, “Bu yüzden CHP’de kalem de özgür olacak, söz de vicdan da! Hiçbir çıkar, halkın hakkından büyük değildir. Hiçbir makam, ahlakın üzerinde değildir” ifadelerini kullandı.
“HİÇ KİMSE SUÇLARINI İDEOLOJİLERİN ARKASINA SAKLANARAK ÖRTEMEYECEK”
Siyasette ahlak ve liyakat vurgusunu sürdüren Yüksel, “Artık hiç kimse bu topraklarda işlediği suçları, günahları ideolojilerin arkasına saklanarak örtemeyecek” dedi.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun hukuktan ve adaletten sapmadığını, haksızlık karşısında boyun eğmediğini söyleyen Yüksel, onun izinde Cumhuriyet’in değerlerine ve halkın iradesine sahip çıkarak yürüdüklerini belirtti.
Sosyal demokrasinin amacının insanın onuruyla yaşayabileceği bir düzen kurmak olduğunu ifade eden Yüksel, yoksulluğun siyasi bağlılık aracına dönüştürülmesine de karşı çıktı:
“İnsanın yoksulluğundan, çaresizliğinden, zaaflarından yararlanmayı siyaset sayamayız. Geçim derdini bir bağlılık aracına dönüştürmeyi kabul edemeyiz. Bizim görevimiz, insanı kimseye muhtaç olmadan yaşayabileceği haklara ve güvencelere kavuşturmaktır.”
İSTANBUL İÇİN UYARDI: “BU İHMALİN SONU MİLLÎ FELAKET OLUR”
Programda İstanbul’un afetlere hazırlığına da değinen Yüksel, Ayazağa ve Vadi İstanbul çevresinde yağış sırasında yaşanan sorunları gündeme getirdi.
“Yağmurdan korkuyoruz, depremden korkuyoruz” diyen Yüksel, “Yağmur karşısında yaşananları görüyoruz. Peki, büyük bir depreme ne kadar hazırız?” sorusunu yöneltti.
İnsan hayatını korumanın kamu yönetiminin en temel görevi olduğunu belirten Yüksel; merkezî yönetimin, yerel yönetimlerin ve muhtarlıkların acilen aynı masada buluşmasını istedi. Bilim insanları ve meslek odalarının katılımıyla sorunların belirlenmesi gerektiğini söyleyen Yüksel, sorumlusu, bütçesi ve takvimi belli eylem planları hazırlanması çağrısında bulundu.
Yüksel, “Şimdiden uyarıyorum: Bu ihmalin sonu millî felaket olur!” diyerek şunları kaydetti:
“İstanbullunun can güvenliği için bütün imkânlar seferber edilmelidir. Felaketin ardından mazeret dinlemek istemiyoruz. Bugünden tedbir, bugünden sorumluluk, bugünden icraat istiyoruz!”
“İSTANBUL HİSSEDECEK, TÜRKİYE GÖRECEK”
İstanbul örgütünün saha çalışmalarına hazır olduğunu belirten Yüksel; ilçe başkanları, kadın kolları ve gençlik kollarıyla kentin her mahallesinde yurttaşlarla buluşacaklarını söyledi.
İşçilerin, emeklilerin, geçinemeyen ailelerin ve gençlerin yanında olacaklarını vurgulayan Yüksel, “Örgütümüzün gücünü halkımızın umuduyla buluşturacağız. İstanbul hissedecek, Türkiye görecek: Biz geliyoruz!” dedi.