Sezgin Tanrıkulu: Burası Adaletin Değil, Adaletsizliklerin ve Hukuksuzlukların Mekânına Dönüşmüş Durumda

09.02.2026

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili Sezgin Tanrıkulu, Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu, belediye başkanları ve siyasetçileri ziyaret etti.

CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, “14–15 yıldır bu cezaevine gelip giden bir avukat, bir insan hakları savunucusu ve bir milletvekiliyim. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının bu 14–15 yıllık döneminde burası adaletin değil, adaletsizliklerin ve hukuksuzlukların mekânına dönüşmüş durumda” dedi.

Tanrıkulu ziyaret sonrası yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

"Silivri’de, Marmara Cezaevi’ndeyim. Dostlarımızı, siyasetçileri; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret ettim.

Mesele şu: ben yaklaşık 14–15 yıldır bu cezaevine gelip giden bir avukat, bir insan hakları savunucusu ve bir milletvekiliyim. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının bu 14–15 yıllık döneminde —en azından benim birebir takip ettiğim bu süreçte— burası adaletin değil, adaletsizliklerin ve hukuksuzlukların mekânına dönüşmüş durumda. Adil yargılamanın olmadığı bir ortama dönüştü.

Bugün burada “kampüs yargılaması” dediğimiz yargılamalar yapılıyor; onları da yakından takip ediyorum. Beşiktaş Belediyesi’nin odağında olduğu davalar burada görülüyor. Diğer tarafta ise devasa bir inşaat yükseliyor: Avrupa’nın en büyük, hatta dünyanın en büyük duruşma salonunun inşa edildiği bir alan. Bütün bunlar, içinde bulunduğumuz siyasal ve yargısal ortamın bir özeti aslında.

Böyle bir ortamdayız. Hukuk, maalesef bütün yurttaşlarımız açısından öngörülebilir olmaktan çıkmıştır. Hiç kimse için hukuk artık öngörülebilir değil.

Adil yargılamanın olmadığı, mahkemelerin bağımsız ve tarafsız olmadığı bir dönemden geçiyoruz. Bu yüzden cezaevlerinde bu kadar çok siyasetçi, bu kadar çok avukat, bu kadar çok gazeteci, bu kadar çok aktivist var. Cezaevlerinde bulunan hiçbir tutuklu ve hükümlünün adil yargılandığına inanmıyorum.

Tutuklu ve hükümlü yakınları burada; her gelişimde onlarla görüşüyorum. Herkes şikâyetçi. Cezaevlerinin koşullarından şikâyetçiler. 20 kişinin kalması gereken koğuşlarda 60 kişi kalıyor. İnsanlar mahkemelerine gidemiyor. İddianameler yazılmıyor. Duruşmalarda hâkimler yurttaşları dinlemiyor, sanıkları dinlemiyor. Bir ezberleri var; o ezbere göre karar veriliyor. İçeride de başka bir ezber işliyor.

Tamamen hukuka aykırı biçimde toplanmış delillerle yargılamalar yapılmaya çalışılıyor.

Ama şunun bilinmesini isterim: Bütün bunların tamamı kayıtlara geçiyor. Dostlarımızı elbette bir gün özgürlüklerine kavuşturacağız. Bu hukuksuzluğu yapanlardan da mutlaka, hukuk kuralları içerisinde hesap soracağız.”


Benzer Haberler